Hadi söyle Kırca, kim vatan haini, kim vatansever? -ÖZEL ANALİZ

Hadi söyle Kırca, kim vatan haini, kim vatansever? -ÖZEL ANALİZ

Yeni yazarımız Devrim Demir'in kaleminden...


28 Ocak 2013 14:35
font boyutu küçülsün büyüsün



 

 

Önce: “Kılıçdaroğlu’na neden “sayın” demiyorsunuz, o bir partinin genel başkanı, Kemal Bey demek yerine, ‘sayın’ diye hitap etmelisiniz” şeklinde ayar verdi. Sonra öyle bir tirad attırdı ki, yenilir yutulur cinsten değildi handiyse.

 

Ciddi olduğu bilinen suallerde şarkı  söyleyip, zevahiri kurtarmaya çabaladı, ardından sıkıştığı  sorularda da demagoji yapmak suretiyle mizah yeteneğini sergilemeyi denedi ama beceremedi.

 

Programa geldiği gün, Ulusal kanalın genel müdürlüğü görevine getirilmiş. Vatana, millete hayırlı, uğurlu olsun.

 

Meşhur mizahçımız Levent Kırca’dan bahsediyorum. Habertürk kanalında Fatih Altaylı’nın “Teke Tek”  programının konuğuydu.

 

Bu programdan sonra, söyleşi esnasında serdettiği sözler yüzünden gündemin başat konusu olmuştu.

 

Meselenin ilginç bir o kadar da acınası  tarafı, Levent Kırca’nın söz konusu gündemi kendi lehine tahvil etmesiydi. Bu hususta Kırca’nın popülizm yapmaktaki becerisi mi, yoksa kendisine sahip çıkan ana akım medyanın tavrı mı etkili oldu bilinmez ama söylediği şeylerin hiçbir iler tutar yanı yok maalesef.

 

Nedenine gelince, Levent Kırca, önce saçmalıyor ardından da neyi bilmediğini bilmeyen bir enformasyon yoksunu profili çiziyor.

 

Ergenekon ve Balyoz davası kapsamında yargılanan tutuklu sanıkların suçlarının ne olduğunu soruyor Altaylı’ya.

 

Bunun için Levent Kırca’ya sadece bahsini ettiği davaların iddianamelerini okumasının yeterli olacağını  söylemeliydi Fatih Altaylı. Ortada yüzlerce somut delil, teknik dinleme tapeleri, fiziki takip zabıtları ve de iddianamedeki suçlamaya mesnet teşkil eden materyaller varken, böylesine tuhaf bir sual sormanın ne kadar gülünç olduğunu söylemek suretiyle de dava konusundaki fikirlerini temellendirebilirdi.

 

Ama öyle yapmadı Altaylı, bir gün sonra gel anlatayım dedi ve böylelikle polemikte kaybeden taraf olarak prestij kaybına uğradı ve onları izleyen binlerce niteliksiz insanın Levent Kırca’ya inanmasına omuz verdi.

 

Şimdi Fatih Altaylı’nın bu polemiği bilinçli olarak Kırca lehine irca etmesinin arka planındaki sinsi oyunu sezen bir insan olarak bendeniz de bu durumu aydınlatmaya çalışacağım.

 

Bu polemik, Fatih Altaylı ve Levent Kırca koordinatörlüğünde kotarılmış son derece profesyonelce bir meşveret (danışıklı dövüş) gibi görünüyor. Zira, Ergenekon sanıklarının lehine birçok kez yazı kaleme almış Fatih Altaylı’nın tuhaf bir biçimde bu varyanta girmesinin bir izahı olamaz değil mi?

 

İşte tam da bu nedenle, Fatih Altaylı, işbu polemiği Ergenekon sanıkları lehine bir lobi faaliyetine dönüştürdü. Levent Kırca’da “cambaza bak” oyununu en iyi oynayan bir tiyatrocu olarak işini maharetle icra etti.

 

Gelelim saçmalıklara…

 

Levent Kırca, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ‘Kemal Bey’  şeklinde bahseden Altaylı’ya: “Sayın demelisin, o bir partinin genel başkanı” diyor programda. Pekala, aynı rikkati neden Başbakan Erdoğan için göstermiyor, merak ediyoruz?

 

Kılıçdaroğlu bir partinin genel başkanı da, Erdoğan değil mi? Üstelik de bu ülkenin Başbakanı.

Seversiniz, sevmezsiniz bu ayrı mesele. Siz, Kılıçdaroğlu’ndan bahsedilince “neden sayın demiyorsun” diye ayar vermeye kalkışacaksınız ama aynı nezaketi Başbakan Erdoğan için götermeyeceksiniz öyle mi? Çünkü o sizlerden biri değil, öyle mi? Sizin cenahtan biri olursa ‘sayın’ olmazsa Padişah Tayyip değil mi?

 

Kırca’nın yazarı olduğu Aydınlık gazetesi atıyordu bu manşetleri. Sahi, bu gazete Başbakan Erdoğan için ‘sayın’ sözünü ne zaman kullandı bunu da merak etmekteyiz?

 

Geçelim bir başka bahse…

 

Levent Kırca, sıkı Atatürkçü olmasından ve Kemalizm’den mütemadiyen dem vuruyor. Olabilir, tabi ki bunda bir sakınca yok ama savunusunu yaptığı ideolojik bakış açısı, kendisini konuşlandırdığı mecra, ideolojisiyle büsbütün niza halinde olan bir yapılanma.

 

Aydınlık gazetesi, bilindiği gibi Fabrikatör namıyla maruf Doğu Perinçek’in sosyalist hatta Maoist çizgide yayınını sürdüren bir mecra. Kemalizm’le söz konusu paradigmaların örtüşen bir tarafı var mıdır? Bu suali kendisine sormuş mudur Levent Kırca? Kemalizm’in altı okundan biri olan milliyetçiliğin Sosyalizmin büsbütün zıt bir kutbu olduğunu bilmekte midir? Soruyorum. Biliyorsa şayet, bu fikrini hangi bilimsel argümanlarla tahkim etmektedir? Merak ediyoruz.

 

Ayrıca, Altaylı’ya neden Silivri’ye gidip destek olmadığı eleştirisi karşısında, Altaylı’nın ne olduğu meşkuk adamların yanına destek olmak için gitmek istememesinden doğal bir şey olamayacağını söyleyince küplere binen Kırca, kendisini konuşlandırdığı Aydınlık hareketinin lideri hakkındaki sorulara da yine kaçamak cevaplar veriyordu.

 

Doksanlı yılların başında, 2000’e Doğru adlı dergi marifetiyle TSK ve milliyetçilik aleyhine yayın yapan Perinçek’in yıllar sonra neden Kemalist ve ulusalcı olduğunu anlatan Altaylı’ya :”bilmiyorum” “bu soruları onlara sor, bana neden soruyorsun” diyordu.

 

Madem bilmiyorsun, düşünsel arka planını bilmediğin bir adamın neden savunuculuğunu yapıyorsun? Hadi yaptın diyelim. Doksanlı yıllarda;

 

--TSK, Kıbrıs’ta işgalci güçtür.

--Ordu, doğuda ormanı yakıyor.

--Apo’nun bahar politikaları

--Kürtler, savaşa hazırlanıyor.

--PKK, Ordulaşıyor.

--Gerillalar, onbaşıyı dağa kaldırdı.

--Nusaybin’de Kürt intifadası.

 

manşetlerini kapak yapan 2000’e Doğru dergisini çıkaran ve yöneten liderin Perinçek hakkında iki kelam edemiyorsun?

 

Fütursuzca hükümeti Öcalan’la görüştüğü  için vatan hainliğiyle tecziye ediyorsun. Peki, senin liderinin attığı manşetler, vatan hainliği değil miydi? Hükümet, Öcalan’la çözüm maksatlı görüşüyor. En azından senin liderinin yaptığı gibi Bekaa’da Öcalan’a karanfil dalı uzatıp, PKK taburlarını denetlemiyor.

 

Vatan hainliğinden bahsediyorsan, asıl vatan hainliği bu değil mi?

 

Hangi hainlikten bahsediyorsun sen Levent Kırca?

 

Ne söylediğini kulakların işitiyor mu?

 

Liderin Perinçek ve sen başta olmak üzere mütemadiyen hükümeti ve kimi çevreleri CIA ve MOSSAD müntesibi olarak itham ediyorsunuz. Peki siz kimin ajanısınız ? KGB’nin olmasın sakın.

 

Bak, senin liderin Perinçek, Rusya devlet başkanı Putin’in çok yakın arkadaşlarından Aleksandr Dugin ve Aleksi Kornikov’la görüşüyor.

 

Aleksi Kornikov kim? Emekli Rus generali ve istihbaratçısı.

 

Şimdi senin ağababan Perinçek, KGB ajanı olmuyor mu? Bu da bir tür vatan hainliği değil mi?

 

Lideriniz Perinçek, bu insanlarla gizli mahfillerde ne görüşmesi yapıyor biliyor musun sevgili Levent Kırca?

 

Sevabına söyleyelim hadi. Türkiye’de istikrarsızlaştırma ve darbe nasıl yapılır? Bunun için.

 

Perincek’in Rus gizli istihbarat servisi KGB’yle olan angajmanının belgeleri ise MİT’te mevcut. Bunun yanı sıra Ergenekon soruşturmasının ek delil klasörlerinde mevsuk bir delil olarak yer alıyor. Bilmiyorsan, araştırırsın, öğrenirsin.

 

Bununla birlikte yetmişli yılların başında illegal Türkiye İhtilalci Köylü Partisi (TİKP)’nin de o dönemdeki lideri olan Perinçek, Şafak bildirisinden dolayı aranıyordu ve kimin evinde bulunmuştu? Elcevap: Robert Kolej’de temel bilimler profesörü olan Charles Boyd’un (Hilary Sumner) evinde. Yani, bir İngiliz ajanının evinde.

 

Hadi bunu da mazur görelim, bu yasadışı  şafak bildirisini Ankara’da dağıtan kimdi? Sıkı durun.

 

PKK terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan.

 

PKK, henüz kurulmamıştı ve Öcalan, Perinçek’in bildirilerini dağıtmakla görevliydi. Bu olayın canlı tanığı ise, o dönemlerde MİT’e angaje olmuş Fikir Ajans’ta çalışan gazeteci yazar Avni Özgürel.

 

Şimdi Perinçek’e vatan haini diyebilir misin? Söyleyebilirsen ne ala, söyleyemeyeceksen neden söylemediğini ve hükümeti neden vatan hainliğiyle suçladığını da kanıtlamak zorundasın. Kanıtlayamıyorsan, sana ve yüzde sıfır nokta bir’lik oy oranına sahip ve de ne olduğu meşkuk partine neden itibar etmediklerini de anlamak durumundasın Levent Kırca.

 

Tabii böyle ince bir ferasete sahipsen…

 

Hükümeti ve hükümete destek veren kimi çevreleri terör sorunu maksadıyla Öcalan’la görüştükleri için vatan hainliğiyle suçlayacağına, hançeresini yırtarcasına, “selam kürdistan’a”, “selam kardeşime” ( Öcalan için) diye bağıran Yalçın Küçük’e iki çift laf söyle.

 

Söyleyebilir misin Kırca, iki satır eleştiri yazabilir misin köşeci esnafı arkadaşın Yalçın Küçük için?

 

1998 yılında Öcalan için operasyon düzenleyecek olan MİT’in operasyon planı yaptığı Öcalan’a bu haberi uçuran Yalçın Küçük’e de vatan haini diyebilir misin? Bak, adamınız Yalçın Küçük, bu suçunu itiraf etti merhum Birand’ın 32.Gün programında.

 

Hadi söyle, Levent Kırca? Kim vatan haini, kim sahih vatansever?

 HABERDEMETİ.COM-- DEVRİM DEMİR 

 








Bu haber 1,811 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış






http://www.milligazete.com.tr/images/logo.png http://www.milligazete.com.tr Milli Gazete Son Dakika RSS Haber Servisi

Anket

Ahmet Davutoğlu AK Parti'ye lider olabilecek mi?
  • Evet, olur
  • Hayır, olamaz
  • Biraz zor
  • Bir seçim yaşamalı
  • Erdoğan varken imkansız
  • 2015 seçiminden sonra
  • İcraatlarına bağlı
  • Reformlarını görelim sonra
  • Karizmatik olunmaz doğulur
  • Fikrim yok

En Çok Okunanlar