Mustafa Doğan Karacoşkun

www.haberdemeti.com

Mustafa Doğan Karacoşkun


8 Temmuz 2012
font boyutu küçülsün büyüsün

ETMEYİN SAYIN YAZAR!


Hürriyet Gazetesi'nin 05.07.2012 tarihli sayısında, önemli köşe yazarlarından biri "Üç oda bir şemsiye" başlıklı bir yazı" kaleme alarak Samsun/Canik'te meydana gelen sel felaketinin nedenini sorgulamış. Buraya kadar her şey normal. Ama bu sorgulama sürecinde belediyenin sitesinde yaptığı araştırma sonucunda, başkanın asıl mesleğinin imamlık olduğunu, üstelik yüksek lisansını tefsir dalında yaptığını görünce işin rengi değişmiş, Ona göre böyle birisi nasıl olur da bir mimar yahut inşaat mühendisi gibi açıklama yapabilirmiş? Nitekim bu çerçevede belediyenin sitesinden alıntıladığı başkana ait şu sözleri manidar bulduğu anlaşılıyor: "Her zaman şantiyedeyiz. Karadenizin en büyük kentsel dönüşümünü yapıyoruz. Modern binalarımızla çağdaş şehir örnekleri sunuyoruz, yaşam konforunu arttırıyoruz."

Sayın yazara ait bu yazıyı okuyunca, sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlar için içim yanarken, dayanamadım, benim de  araştırmacı ruhum depreşti ve aynı onun uyguladığı yöntemle özellikle muhalefet partilerinin belediye başkanlarının asıl mesleklerini  merak ettim. Bu bağlamda bazı belediyelerin sitelerine göz attım. Bir de ne göreyim! Meğerse onların da önemli bir kısmı  mimar veya inşaat  mühendisi değilmiş!

İşte bazı örnekler:
Prof. Dr. Mustafa Akaydın, (Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı):Tıp Fak. Mezunu,  Genel Cerrah
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, (Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı): Maliye doktoralı.
Osman Gürün (Muğla Belediye Başkanı) : Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Osman Baydemir (Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı): Avukat
Dr. Emin Özgün (Artvin Belediye Başkanı): Diş Tabibi
Özlem Çerçioğlu (Aydın Belediye Başkanı) : Müşteri İlişkileri Müdürü ve Sanayici

Mustafa Canlı (Gümüşhane Belediye Başkanı) : Elektrik Mühendisi

Doğrusu bu örnekleri sayın yazarı hayal kırıklığına uğratmak için vermiş değilim. Ayrıca bence meslekleri ne olursa olsun hiçbir belediye başkanı bu yönüyle değerlendirilemez Evet, belki her iş uzmanlık ve liyakat ister. Ancak belediye başkanlığı bir teknik iş değildir, bunu sayın yazar da pekala bilir. Kanaatimce iyi bir belediye başkanı, asıl özelliği olarak iyi bir teknik adam değil, iyi bir yönetici, imkan ve potansiyelleri, insan kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirebilme becerisine sahip kimselerdir. İşte bu noktada benim sayın yazarın eleştirilerinden ziyade,  hareket noktasına itirazım var. Ne yani bir İlahiyat mezunu, üstelik bununla yetinmeyip akademik çalışma yapmış yüksek lisans mezunu bir insan, belediye başkanı olamaz veya olsa bile inşaat, şehir planlaması vb. konularda konuşamaz mı?

Etmeyin sayın yazar, bu ülkede en çok din konusunda konuşulurken insanların  uzmanlığı bırakın dinin en temel kaynaklarını dahi okumadıklarını bilmiyor musunuz? Ne yani başkan belki inşaat konusunda kendisini geliştirmiş bir insandır. Eğer onun yaklaşımlarına her hangi bir inşaat mühendisi veya mimar eleştiri getirirse bu da saygıdeğer bulunabilir. Ama asıl olay bu mu? Başkan hasbelkader inşaat mühendisi veya mimar olsaydı getirilen eleştiriler farklı mı olacaktı? Asıl eleştiri nedeni, bana iktidar partisinden olmasıymış gibi geliyor. Bunu da salt onun savunmasını yapmak için söylemiyorum. O kendini zaten savunabilecek yeterlik ve birikimdedir. Varsa hatasını kabul edebilecek olgunluğa da sahip olduğuna inanıyorum. Kaldı ki kendisi olayla ilgili olarak şehrin o bölgesinin daha önceki haline dikkat çekerek, "vuracaksanız vurun ama dinleyin!" dercesine kendini anlatmaya çalışıyor ama dinleyen yok. Belki ikna olmayabilirsiniz ama onu eleştirmek için bence seçtiğiniz yol sizi zorda bırakır. Çünkü bu durumda, belediye başkanlarının işlerinden biri olan şehircilik tek işleriymiş gibi algılanarak hep inşaat mühendisi veya mimarlara bırakılması gerekir. Peki özellikle son on yılların belediyecilik anlayışında daha da öne çıkan, sosyal belediyecilik, kültürel çalışmalar gibi konular ne olacak? Tabi ki mimar veya inşaat mühendisi de belediye başkanı olabilir ve başarılı da olabilir. Ama aynı şekilde bir sosyalbilimci, tıpçı, sanayici, ilahiyatçı, gazeteci, akademisyen vb. de ekibini oluşturup başarılı işlere imza atabilir. Atmıştır da nitekim. Bunun en iyi örneklerinden birini veren insan bugün bu ülkede başbakandır. Bunun için başkanın hangi siyasi partiden, hangi meslekten olduğuna da bakmak yanlış olur. Yaptığı işlerdir onların aynaları.

Gelin önyargılı bakışları yıkalım. İnsanları daha tanımadan,  beceri ve birikimlerini bilmeden sadece mezun oldukları okullara veya mesleklerine göre kategorize edip yargılamayalım. Bu ülke de, bu insanlar da topyekün bizim. İktidarıyla muhalefetiyle, tıpçısıyla ilahiyatçısıyla tüm insanlar, yöneticiler bizim insanlarımız ve değerlerimizdir. Eleştirmek tabi ki en doğal hakkımız. Ama yapıcı ve önyargısız olmak kaydıyla…

www.haberdemeti.com 








Bu yazı 3,026 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (2)
  • ali atıf / 23 Temmuz 2013 00:25

    keskin zeka veysel

    biraz mürekkep yalasan, ecdadın sadece bir alanda yetkin olmadığını bir çok önemli şahsiyetin farklı alanlarda önemli çalışmalar yaptığını görürsün. ama ben ancak şemsiye yapabilirim diyorsan, amenna...
  • veysel / 8 Temmuz 2012 21:37

    Eleştiri

    Bir şemsiye tamircisi,ünlü bir şaire gelir ve yazdığı şiiri değerlendirmesini ister.Şair,şiiri okur ve şöyle der:Dostum sen şemsiye yap,her zaman şemsiye yap,sadece şemsiye yap...Gazete köşelerini kapmış olan aydınlarımız,dedikoduyu bırakıp,birazda fikir üretseler iyi olacak.




Bu yazarın diğer yazıları






http://www.milligazete.com.tr/images/logo.png http://www.milligazete.com.tr Milli Gazete Son Dakika RSS Haber Servisi

Anket

Ahmet Davutoğlu AK Parti'ye lider olabilecek mi?
  • Evet, olur
  • Hayır, olamaz
  • Biraz zor
  • Bir seçim yaşamalı
  • Erdoğan varken imkansız
  • 2015 seçiminden sonra
  • İcraatlarına bağlı
  • Reformlarını görelim sonra
  • Karizmatik olunmaz doğulur
  • Fikrim yok

En Çok Okunanlar