Galip Sökmen

www.haberdemeti.com

Konuk Yazar

Galip Sökmen


13 Nisan 2012
font boyutu küçülsün büyüsün

Kutlu Doğum Merhameti


“(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya-107)

Peygamberler, Yüce Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara bildiren seçilmiş kimselerdir. İnsanlık tarihiyle birlikte tarihin akışı içinde insanlığın takındığı tutum ve davranışlara
göre sayısız peygamberler gelmiş ve insanları doğru olana yöneltmek için rehberlik etmişlerdir. Yüce Allah’ın gönderdiği son peygamber Hz. Muhammed’dir (sav).

Bilindiği üzere, insanlığın hidayet rehberi, Allah kelamı Kur’an-ı Kerimi vahiy yoluyla alıp doğru bir şekilde insanlara tebliğ eden alemlere rahmet Hazreti Muhammed (sav)’in
dünyayı teşrifleri yüzlerce yıldır milletimiz tarafından coşkuyla kutlanmaktadır.

Asırlardır Müslümanlar, Cenab-ı Hak’kın son mesajını insanlara duyurmak, öğretmek ve mesajın içerdiği konularda insanlara örneklik etmekle görevlendirilen Hz.
Peygamber’in hayatını araştırmaya ve öğrenmeye büyük önem vermişlerdir.

Bu nedenle, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı peygamberimizin
doğumunu içine alan haftayı “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etmiştir.

Bilindiği üzere Hz. Peygamber'e iman etmek farzdır. Hz. Peygamber (s.a.v)'e iman etmek İslâm’ın erkânından birisi, imanın da şartlarından bir şarttır. Bundan dolayı her
müslümanın O'nun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna şehâdet etmesi, O'nun Rabbinden getirdiği her şeyi tasdik etmesi ve O'ndan gelen bütün sözleri ve fiilleri
kabul ederek, O'nu hayatında kendisine örnek alması gerekir.

Şüphesiz ki insan, iyiliğin esiridir. Kalpler kendisine iyilik yapana karşı sevgi duymak üzere yaratılmıştır. Eğer bir insan, kendisine iyilik yapan bir insanı severse, ya ona bir
hediye verir veya dar zamanında yardım eder. Bir kişi başka bir kişiyi sevince bunları yaparsa, o halde, bütün âlemlere hidayetle gelen, tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen,
insanlara kitabı ve hikmeti öğreten, dünya ve ahiret saadetine kavuşma yolunu açıklayan bu yüce Peygamber'e karşı tutumumuz ne olmalıdır?
Hiç şüphesiz ki; Allah sevgisinden sonra sevgiye en lâyık olan Hz. Muhammed (s.a.v)'dir. Zîrâ Yüce Allah bir ayet-i kerimede Hz.Peygamber (s.a.v)'e hitâben şöyle
buyurmaktadır: “(Ey habibim!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”
(Ali İmran-31)

Aziz milletimiz, müslüman olduğu yıllardan beri peygamber sevgisiyle dolup taşmış ve o sevgiyle yaşamıştır. Yunus’un ve diğer birçok şairimizin, bu yüce sevgiyi ifade eden
şiirleri, ilahileri, halkımızın dilinden hiçbir zaman düşmemiştir. “Adı güzel, kendi güzel Muhammed’in sevgisini yaşatabilmek için kendince değişik tedbirlere başvurmuştur.

Milletimiz, İslamiyet’i huzur ve barış dini olarak anlamış ve yaşatmıştır. Şu güzel vatanımızda yaşayan insanları, aynı duygu ve düşüncede birleştiren en önemli motiflerden
birisi de, peygamber sevgisidir. Bizim peygamberimiz barış, sevgi ve merhamet peygamberidir. O, bütün insanlara kardeşliği, her insanın yalnızca insan olmasından dolayı
sevilip sayılacağını, merhametli olmayı, iyilik etmeyi öğretmiştir. Dinimizin evrensel mesajı da, barıştır, sevgidir, hoşgörüdür.

Yunus’umuz ne güzel söylemiş;

“Ay dahi güneş dahi nurundan Muhammed’in,
Cümle şekerler tadı, tadından Muhammed’in.”

Arif Nihat ASYA’nın söyleyişi ile;

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın ey Resûl,
Nerde kaldın ey Nebi?

Gel, ey Muhammed, bahardır...
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır...
Hacdan döner gibi gel;
Miraç’tan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!

Ahmet Yesevi'nin deyişi ile;

Nerde görsen gönlü kırık, merhem ol
Öyle mazlum yolda kalsa, yoldaş ol.

Hz.Peygamber’e (SAV) beslenen muhabbet ve sevgi gönüllerimizin ışığıdır.

Kalbini bu sevgi ile dolduran, donatan, imanda olgunlaşmaya, ibadetlerde hazza ve samimiyete, karşılıklı ilişkilerde dürüstlüğe erişir.

Bu vesile ile, 14-20 Nisan 2012 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlayacağımız “Kutlu Doğum Haftası”nın bütün insanlığa sevgi, rahmet, huzur ve merhamet getirmesini,
birbirimizi seven kardeşler olmamamıza , Sevgili Peygamberimizi daha iyi tanımamıza vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederiz.

(www.haberdemeti.com)








Bu yazı 2,884 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (1)
  • meryem denek / 11 Kasım 2012 14:58

    tebrikler

    Çok güzel ve hayırlı işlere imza atıyorsunuz... Sizi aslında Ankara'da görmek isteriz.. Birgün bu da olur umarım...




Bu yazarın diğer yazıları






http://www.milligazete.com.tr/images/logo.png http://www.milligazete.com.tr Milli Gazete Son Dakika RSS Haber Servisi

Anket

Ahmet Davutoğlu AK Parti'ye lider olabilecek mi?
  • Evet, olur
  • Hayır, olamaz
  • Biraz zor
  • Bir seçim yaşamalı
  • Erdoğan varken imkansız
  • 2015 seçiminden sonra
  • İcraatlarına bağlı
  • Reformlarını görelim sonra
  • Karizmatik olunmaz doğulur
  • Fikrim yok

En Çok Okunanlar